İnsanların Acı Verici Deneyimleri Yinelemelerinin Altı Nedeni
Psikoterapistler, insanların acı verici deneyimleri yinelediklerini ve yeniden yaşadıklarını uzun zamandır gözlemlemişlerdir. Freud buna “yineleme zorlantısı” [repetition compulsion] adını vermiştir. Peki bunu neden yaparız? İşte altı neden.
1. Suçluluğu hafifletmek için
Bazı insanlar başarı ya da haz konusunda suçluluk hissederler; sanki keyif almak bir ihlalmiş gibi. Suçluluğu telafi etmek ve vicdanlarını yatıştırmak için acı çekmeye yönelirler. Bazı durumlarda acı ve ıstırap, kendilerine izin verdikleri her türlü hazzın “giriş ücreti” hâline gelir.
2. Kontrol ve hâkimiyet duygusu kazanmak için
Kişi, bir zamanlar çaresizlik içinde katlandığı acı verici ya da travmatik deneyimler üzerinde bir kontrol duygusu kazanmaya çalışır. Altta yatan bilinçdışı fantezi, geçmişteki bir incinmeyi yineleyerek ve bu kez farklı sonuçlanmasını sağlayarak onu geri alabileceği ya da geçmişteki bir yanlışı düzeltebileceği yönündedir. Fakat gerçekte, kişi aynı acıyı yeniden yaşamayı sürdürür.
3. Çünkü acı çekmek yuvadır
Yanmakta olan bir ahırdan kurtarılan paniğe kapılmış atlar, çoğu zaman yeniden içeri kaçarlar. Atlar ahırı emniyet ve güvenlikle ilişkilendirirler; orası onların yuvasıdır. Benzer şekilde, bir çocuğun en erken bağlanmaları, ne kadar acı verici olursa olsun, yuvadır. Ne kadar ihmalkâr ya da istismar edici olursa olsun, bildiği bakım ve rahatlığı her ne kadar deneyimlediyse, orada deneyimlemiştir. Rahatlama arayışında, aynı acıya geri döner.
4. İkincil kazanç için
Ruhsal belirtiler çoğu zaman, klinisyenlerin “ikincil kazanç” [secondary gain] olarak adlandırdığı, gizli yararlarla birlikte gelir. Bunlar ilgi görmeyi, sempati toplamayı, sorumluluktan muaf tutulmayı, özel muamele görmeyi, hatta maddi teşvikleri -örneğin maluliyet ödemesi- içerebilir. İkincil kazanç, acı çekmenin sürdürülmesi için güçlü bir teşvik hâline gelebilir.
Psikoterapide, hastaları iyileşmenin olumsuz tarafını düşünmeye davet etmek yararlıdır. İlk tepki çoğu zaman şudur: “Bunun hiçbir olumsuz tarafı yok; iyileşmek için her şeyi yaparım.” Fakat terapist daha derin bir düşünme için alan açtığında -“O kadar hızlı değil, gelin bunu gerçekten düşünelim.”- şaşırtıcı yanıtlar ortaya çıkabilir.
5. Başkalarını cezalandırmak için (pasif agresyon)
Birini cezalandırma arzusu, acıdan kaçınma arzusundan daha güçlü olabilir. Kişi, tam da bir başkasının kendisi için istediği şey bu olduğu için, kendi başarı ya da mutluluk olasılıklarını sabote edebilir. İngilizcedeki “yüzüne inat burnunu kesmek” anlamına gelen ifade de bunu anlatır: Kişinin, başkasına zarar vermek isterken aslında en büyük zararı kendisine vermesi.
Ruhsal belirtiler çoğu zaman başkaları için de acı ve ıstıraba neden olur. Depresyondaki bir kişi, işte üzerine düşeni yapamayacak, geçimini sağlayamayacak, taahhütlerini yerine getiremeyecek, partneriyle cinsel ilişki yaşayamayacak kadar depresyonda olabilir vb. Başkalarını cezalandırmada -özellikle de bu, sorumluluk ya da sonuçlar üstlenilmeden yapıldığında- çoğu zaman bilinçdışı sadistik bir haz bulunabilir. Ne de olsa, mağduru kim suçlar ki?
6. Öz-değeri artırmak ya da kendini üstün hissetmek için
Bazı kişilerde öz-değer -hatta üstünlük duygusu- kendini mahrum bırakmaya ve acı çekmeye dayanır. Şu inanç etrafında örgütlenmiş gibidirler: “Ben senden daha iyiyim, çünkü senden daha çok acı çekiyorum.” Güçlük ne kadar büyükse, ahlaki üstünlük duyguları da o kadar büyük olur. Psikanalistler buna ahlaki mazoşizm [moral masochism] adını verir.
Bunlar, acı verici deneyimleri neden yinelediğimizin bazı nedenleridir. Bu örüntülerin çoğu bilinçli farkındalığın dışında işler. Çoğu zaman nedenini bilmeden kendi kendimizin en büyük düşmanı oluruz.



