Psikoterapide Sahte Empati
Jonathan Shedler bu yazısında, psikoterapide “empati” [emphaty] olarak adlandırılan tutumun her zaman gerçek empati anlamına gelmediğini tartışıyor. Gerçek empati, hastanın yalnızca incinmiş, muhtaç ya da kırılgan yanlarına değil; öfke, haset, gücenmişlik, saldırganlık ve yıkıcılık gibi kabul edilmesi daha zor duygularına da açık olmayı gerektirir. (Editoryal)
Birçok terapistin “empati” dediği şey, aslında empati değildir.
Terapistler “empati” hakkında konuşmayı severler. Kim empati istemez ki? Sorun şu ki, birçok terapistin bu sözcükle kastettiği şey aslında empati değildir.
Psikolojinin en derin içgörüsü, tek bir zihinden [mind] ibaret olmadığımızdır. Birçok zihinden ibaretizdir. Çoklu, çoğu zaman birbiriyle çelişen hislerimiz vardır. Bilinçli ve bilinçdışı deneyim katmanlarımız vardır. Yüzeyde olan şey hiçbir zaman hikâyenin tamamı değildir.
O hâlde şunu sormamız gerekir: Deneyimin çoklu katmanları göz önüne alındığında, terapist hastanın hangi parçasıyla “empati kuruyor”?
Uygulamada yanıt genellikle aynıdır: Terapist, hastanın incinmiş, muhtaç parçalarıyla “empati kurar”. Ardından terapist teselli eden, besleyen ve bakımveren tamamlayıcı rolü üstlenir.
Sorun şu ki, bu durum hastanın aynı derecede gerçek olan diğer tüm parçalarını dışarıda bırakır: öfke, haset, gücenmişlik, nefret, garez, rekabet, yıkıcılık, saldırganlık.
Terapist, hastanın deneyiminin bu parçalarını kabul etmediğinde, hasta da onları kabul edemez. Hisler yeraltına iner ve öz farkındalık fırsatları kaybedilir. Terapist ve hasta, birbirlerinin savunmalarıyla gizli bir işbirliği içine girer ve sahte bir kendilik [false self] sunarlar. Kabul edilen hisler kendiliğin kabul edilebilir versiyonu hâline gelir; geri kalanı ise reddedilir.
Tanınmayan [varlığı kabul edilmeyen] şey üzerinde çalışılamaz.
Bu yüzden yeniden sormamız gerekir: Terapist hastanın hangi parçasıyla empati kurmaktadır ve hangi parçalar yok sayılmaktadır [erasure]?
“Empati” denen şey, terapist için rahat olan ya da terapistin kendisini şefkatli ve besleyici biri olarak görmesini destekleyen hislere seçici biçimde dikkat yöneltmenin bir gerekçesi hâline gelebilir.
Gerçek empati, hastanın deneyiminin tüm yelpazesine açık olmaktır; yalnızca terapistlerin özdeşim kurmasının en kolay olduğu incinmiş parçalarına değil, aynı zamanda öfkesine, hasedine, garezine ve saldırganlığına da.
Bundan daha azı yok saymadır, empati değil.
Editoryal Notlar
Yazar: Jonathan Shedler
Başlık: What Is Therapy For?
Yayın: Substack (https//:substack.com)
Tarih: 20 Nisan 2026
Link: https://jonathanshedler.substack.com/p/pseudo-empathy-in-psychotherapy
Bu metin psikodinamikblog.com tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Çeviri sürecinde kavramsal doğruluk ve psikodinamik terminolojiye sadakat esas alınmıştır.
Çeviri hazırlanırken ChatGPT dilsel ve teknik destek amacıyla kullanılmış; nihai metin çevirmen tarafından gözden geçirilmiştir.
Bu çeviri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Orijinal metnin tüm hakları yazara ve yayıncıya aittir.


