Psikodinamik Psikoterapiye Problem Odaklı Bir Yaklaşım
Bu yazıda Psikiyatrist Fredric N. Busch psikodinamik psikoterapinin problem odaklı bir biçimde nasıl uygulanabileceğini anlatıyor. Problem odaklı psikodinamik psikoterapi sürecinde kişinin belirtileri, ilişki sorunları ve tekrar eden yaşam örüntüleri birlikte ele alınır. Psikoterapist, bu sorunların altında yatan duyguları, çatışmaları, savunmaları ve aktarım süreçlerini anlamaya çalışır. Böylece kişi/danışan yalnızca sorunlarını fark etmekle kalmaz; onları düşünme, yönetme ve onlarla ilgili yeni davranış biçimleri geliştirme kapasitesi de kazanır. (Editoryal)
Problemleri belirlemek, psikodinamik psikoterapinin odaklı ve etkili kalmasına yardımcı olur.
Ana noktalar
- Problem odaklı psikodinamik terapi [problem-focused psychodynamic therapy], hastanın değiştirmek istediği özgül sorunların belirlenmesiyle başlar.
- Psikodinamik bir formülasyon [psychodynamic formulation], mevcut sorunları stresörlerle, erken dönem deneyimlerle/yaşantılarla, çatışma ve savunmalarla ilişkilendirir.
- Hastalar tetikleyicileri ve çatışmaları tanıma, sorunları daha etkili biçimde yönetme becerileri geliştirir.
Psikodinamik psikoterapi, başka birçok terapi türünün geliştirilmiş olmasına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri’nde en yaygın uygulanan psikoterapötik yaklaşımlar arasında yer almaya devam etmektedir (Norcross ve ark., 2023). Piskodinamik psikoterapi Sigmund Freud ve onu izleyen birçok psikanalist tarafından geliştirilen psikanalizden türemiştir ve tipik olarak haftada bir ila iki seansı içerir.
Psikanalitik kurama göre insanlar öfke, bağımlılık ve cinsel arzular gibi belirli duygularla ve düşüncelerle ilgili çatışmalar yaşarlar. Bu dürtü ve düşüncelerin zarar verebileceğini öngördükleri için, insanlar onları bastırma eğilimindedirler ve bunlar bilinçdışı hâle gelebilir. Bununla birlikte, bastırılmış olmalarına rağmen, ifade bulmak için baskı yapmayı sürdürürler; anksiyeteyi, suçluluğu ya da bu tür hislere karşı savunma yollarını tetiklerler. Örneğin öfke, bilinçli farkındalığa ulaşmasa da, başkalarına zarar verme olasılığına ilişkin suçluluk ya da anksiyete yaratabilir. Tetiklenen savunmalar, öfkenin inkâr edilmesine, pasif agresif biçimde ifade edilmesine ya da kişinin kendisine yönelmesine yol açabilir; bu da yoğun öz eleştiriye ve muhtemelen depresyona neden olabilir.
Bu çatışmalar, bireylerin bakımverenlerle olumsuz çocukluk ilişkileri yaşamış olmaları ya da acı verici veya travmatik olaylara maruz kalmış olmaları durumunda genellikle daha güç yönetilir ve daha yoğun hâle gelir. Bu yaşantılar, öfke ve bağımlılık etrafında daha da yoğun duygulara ve çatışmalara neden olabilir. Yargılama, eleştiri ya da ihmal içeren ebeveyn tutumları da kişinin kendisine ilişkin olumsuz görüşlere ve başkalarına yönelik olumsuz beklentilere yol açabilir; bunlar yetişkinliğe kadar sürer ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Kişinin kendisine ilişkin olumsuz görüşleri ve başkalarına yönelik beklentileri, erken yaşamdan günümüzdeki ilişkilere “aktarılır”.
Psikanalitik tedavinin temel düşüncesi, insanların problemlerinin gizli kaynaklarının farkına varmalarına yardımcı olmanın, bu problemlerden rahatlama sağlamanın bir yolu olduğudur. Bireyler suçluluk taşıyan, bağımlılık arzularının ya da cinsel arzularının daha fazla bilincine vardıkça, bunlara daha etkili biçimde tahammül etmeyi ve bunları daha etkili biçimde ifade etmeyi öğrenirler; böylece utanç ve suçluluk azalır. Bu çatışmalar, aktarım olarak bilinen şey içinde, terapistle de ortaya çıkar ve bu nedenle terapötik ilişki içinde doğrudan gösterilebilir ve ele alınabilir. Örneğin hastalar, terapist kendilerine yardım etmek için orada bulunurken, terapistin kendilerine karşı yargılayıcı olacağını öngörebilirler. Çatışmalı düşünceler ve hisler, duyarlı, empatik ve yargılayıcı olmayan bir terapistle tartışıldığında suçluluk ve utanç hafifler.
Problem Odaklı Psikodinamik Psikoterapi
Psikodinamik psikoterapi mükemmel bir tedavidir; ancak kullanımıyla ilişkili bazı sorunlar olmuştur. Bunlardan biri, kavramların çoğu zaman son derece karmaşık biçimlerde betimlenmiş olmasıdır. Potansiyel hastalar ve hatta ruh sağlığı öğrencileri bile tedavinin ne sunduğuna ilişkin her zaman açık bir kavrayışa sahip değildir. Yazılarımın amaçlarından biri, bu kavramları ve klinik müdahaleleri daha anlaşılır ve kullanıcı dostu hâle getirmek olmuştur. İkinci bir problem, tedavinin oldukça odaksız hâle gelebilmesidir; hastalar ve terapistler ne üzerinde çalıştıklarının izini kaybedebilirler. Benim yaklaşımımda, yani problem odaklı psikodinamik psikoterapide (Busch, 2022), terapist ve hasta, hastanın özgül problemlerini tanımlamak ve bunlara odaklanmayı sürdürmek için birlikte çalışır. İnsanların terapiden, bu problemlerin ne olduğunu ve bunları kendi başlarına nasıl ele alabileceklerini anlayarak ayrılmaları önemlidir.
Problem odaklı psikodinamik psikoterapide terapist ve hasta, bireyin tedaviye getirdiği özgül problemleri (belirtiler, davranışsal güçlükler, kişilikle ilgili meseleler ve ilişki çatışmaları) belirlemek için birlikte çalışır. Ardından terapist, hastanın problemleri çevreleyen bağlamları, duyguları ve tetikleyicileri araştırmasına yardımcı olur; böylece bunları neyin başlattığı ya da kötüleştirdiği daha iyi belirlenebilir ve ele alınabilir. Terapist ve hasta, her bir güçlük alanını anlamak için psikodinamik formülasyon ya da harita olarak adlandırılan şeyi ayrıntılandırır. Formülasyon; problemlere etki eden erken dönem yaşam deneyimlerini, kendilik değerlendirmelerini, başkalarına yönelik beklentileri, çatışmaları ve savunmaları içerir. Bu formülasyon, çeşitli problemleri hafifletmek ve gerekli davranışsal ve ilişkisel değişiklikleri yapmak için müdahaleleri hedeflemeye yönelik bir çerçeve olarak kullanılır.
Örneğin, 40 yaşında bir kadın olan Jane, belirgin anksiyete ve depresyon tarif ederek terapiye geldi; terapisti bunları ele alınması gereken iki temel problem olarak belirledi. Bu belirtileri çevreleyen koşullar ve hisler araştırıldığında, bunların yargılayıcı ve baskı kuran patronu tarafından tetiklendiği açıklık kazandı. Bazı insanlar patronunun yaptığı yorumlardan ya da taleplerden yalnızca orta düzeyde etkilenmiş olabilecekken, Jane bunlardan derinden etkileniyor ve mesai saatleri dışında bile zihinsel olarak bunlarla meşgul oluyordu. Erken yaşamı araştırıldığında, zorbalık yapan, sert ve eleştirel bir babayla büyüdüğü ortaya çıktı; bu baba, Jane’e kendisini memnun etmek için asla yeterince şey yapamayacağını hissettiriyordu. Bu çocukluk yaşantılarının etkisini fark etmek, iş yerinde duygudurumunun neden bu kadar etkilendiğini anlamasına yardımcı oldu; oysa meslektaşı Susan, patronun yorumlarından kesinlikle hoşlanmamasına rağmen, bunların çoğunu “patronluk taslama” olarak geçiştiriyordu.
Formülasyonunun bir parçası olarak belirlenen bir başka alan, anksiyetesine, depresyonuna ve patronuna verdiği tepkilere etki eden olumsuz kendilik görüşleri [self-view] ve ötekilere yönelik beklentileriydi. Nitekim Jane, bu işe girmeden önce de kendisini yetersiz biri olarak görmüş ve arkadaşları da dâhil olmak üzere başkalarının kendisine karşı yargılayıcı olmasını beklemişti. Jane’in bu görüşlere meydan okumasına yardımcı olmak önemliydi; örneğin mesleki ve sosyal açıdan oldukça başarılı olduğu belirtiliyordu. Ayrıca Jane’in, patronunun davranışına yönelik yoğun öfkesi konusunda çatışma yaşadığı ve bu öfkeyi tanımakta zorlandığı ortaya çıktı. Öfkeli hislerini bastırma ve bunları kendisine yöneltme eğilimindeydi. Öfkesinin farkına vardıktan sonra, bunu ifade edebileceğinden ve bunun da patronunun yanıt olarak daha eleştirel hâle gelmesine neden olabileceğinden korktu. Bu nedenle Jane, patronuna aşırı çalıştırıldığını hissettiğini söylemekten korkuyordu. Ancak Susan’dan, fazla çalışmaya ilişkin kaygılarını dile getirdiğinde patronun duyarlı olduğunu öğrendi.
Bu meseleleri ele almanın önemli bir yeri, terapistiyle olan ilişkiydi; Jane, terapistinin sert ve eleştirel bir otorite figürü olacağını öngörüyordu. Nitekim bu durum, terapiste yönelik beklentilerini nasıl çarpıttığını göstermek için bir fırsat yarattı. Ancak aktarım yalnızca terapistlerle ortaya çıkmaz: Jane, genel olarak başkalarının kendisini sert biçimde yargılamasını beklediğini ve bunun da yakın ilişkilerden gereksiz yere kaçınmaya yol açtığını öğrendi. Terapide geçen üç ayın ardından anksiyetesi ve depresyonu belirgin ölçüde azalmıştı ve iş yerindeki gerilimler hakkında patronuyla iletişim kuruyordu.
Psikodinamik Becerilerin Geliştirilmesi
Bu terapide insanlar geri adım atmayı, problemleri üzerine düşünmeyi ve onları ele almayı öğrenirler. Güçlüklerini artırması muhtemel bağlamları ve duyguları belirleme ve bu tetikleyicileri ele almak için adımlar atma kapasitesi geliştirirler. Erken dönem öykülerinin problemleri üzerindeki etkisini tanımayı ve ele almayı öğrenirler. Kendilerine ve başkalarına ilişkin sahip oldukları olumsuz görüşleri ve beklentileri belirleme ve bunlarla yüzleşme kapasitesi geliştirirler. Çatışmaya neden olan ve problemleri artıran hisleri ve fantezileri tanıma ve yönetme becerisi kazanırlar. Son olarak, tedavi yeni davranış biçimlerini deneme ve kişilerarası çatışmayı daha iyi yönetme kapasitesinin gelişmesine yardımcı olur. Bu yetileri psikodinamik beceriler [psychodynamic skills] olarak adlandırıyorum.
Referanslar
Busch, F.N. Problem Focused Psychodynamic Psychotherapy. Arlington, VA, American Psychiatric Press, 2022.
Norcross, J. C., Pfund, R. A., & Prochaska, J. O. (2023). Psychologists conducting psychotherapy in 2022: Current practices and historical trends. Professional Psychology: Research and Practice.
Editoryal Notlar
Yazar: Fredric N. Busch, MD
Başlık: A Problem-Focused Approach to Psychodynamic Psychotherapy
Yayın: Psychology Today – Skills Training in Psychodynamic Psychotherapy
Tarih: 12 Mart 2026
Link: https://www.psychologytoday.com/us/blog/skills-training-in-psychodynamic-psychotherapy/202603/a-problem-focused-approach-to
Bu metin psikodinamikblog.com tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Çeviri sürecinde kavramsal doğruluk ve psikodinamik terminolojiye sadakat esas alınmıştır.
Çeviri hazırlanırken ChatGPT dilsel ve teknik destek amacıyla kullanılmış; nihai metin çevirmen tarafından gözden geçirilmiştir.
Bu çeviri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Orijinal metnin tüm hakları yazara ve yayıncıya aittir.



